

Bu filmi iki kez izlemeye çalıştım ama başaramadım. Gerçekten inanılmaz! Bana göre, 3 Idiots'a "film" diyen biri, Recep İvedik filmine bilet alan biriyle aynı seviyededir.


Başlangıçta keyifliydi, ancak ilerledikçe konudan koptu ve ilgimi kaybettim. Sürekli farklı yerlere savruluyor, bir türlü sabit kalmıyor. Bana hitap etmedi, belki de ben ona uygun değildim. Her neyse.


Hint filmleri arasında favorim oldukça azdır, ancak "Three Idiots" beni derinden etkileyen bir yapım oldu. Aamir Khan’ın muhteşem oyunculuğu, etkileyici müzikleri, başarılı kamera açıları ve mekan seçimleriyle bu film, izlediğim en iyi filmlerden biri olarak aklımda yer etti. Hint sinemasının zirvesinde olduğunu düşünüyorum. Uzun süresine rağmen her anı dolu dolu ve ilgi çekici. Gerçekten takdire şayan bir yapım. İşte film böyle yapılır!


18 kişi filmi beğenip baş tacı yapmış, 13 kişi ise karantinaya almış. Türk izleyicisinin genel eğilimlerini yansıtan bu rakamlar, filmin aslında ne övgüyü ne de eleştiriyi tam anlamıyla hak ettiğini gösteriyor. Ben, Min Sik-Choi için izledim ve beklentilerimi aşamayan, vasat bir yapımla karşılaştım. Eğlencelik bir film diyebilirim. Puanım 10 üzerinden 6.


Bu filmi izlemek için zamanınızı harcamamanızı öneririm. Zaten beynimizin sadece %10'unu kullandığımız söyleniyor ve hayat da oldukça kısa... Luc Besson, uzun zaman önce düşük bütçeli ve kalitesiz filmler yapmanın ne kadar kârlı bir iş olduğunu fark etti. Fransız sinemasını, en basit haliyle Amerikan sinemasına benzetme gibi bir misyon üstlenmiş gibi görünüyor ve bu oldukça rahatsız edici. Filmleri genellikle tekdüze, klişe ve yüzeysel; eğlence odaklı ve düşük kaliteli yapımlar... "Lucy" de bu seriden bağımsız bir film değil. "Angel-A"ya roketatar verselerdi, bu kadar üzülmezdim.


Yabancı güçlerin son numarası. Hem güldürüyor, hem düşündürüyor. Düşündürürken de adeta bağırsaklarınızı çalıştırıyor. Activia gibi bir film ama Activia'nın etkisi de abartı, ona göre.