

Bu filmi iki kez izlemeye çalıştım ama başaramadım. Gerçekten inanılmaz! Bana göre, 3 Idiots'a "film" diyen biri, Recep İvedik filmine bilet alan biriyle aynı seviyededir.


Başlangıçta keyifliydi, ancak ilerledikçe konudan koptu ve ilgimi kaybettim. Sürekli farklı yerlere savruluyor, bir türlü sabit kalmıyor. Bana hitap etmedi, belki de ben ona uygun değildim. Her neyse.


Hint filmleri arasında favorim oldukça azdır, ancak "Three Idiots" beni derinden etkileyen bir yapım oldu. Aamir Khan’ın muhteşem oyunculuğu, etkileyici müzikleri, başarılı kamera açıları ve mekan seçimleriyle bu film, izlediğim en iyi filmlerden biri olarak aklımda yer etti. Hint sinemasının zirvesinde olduğunu düşünüyorum. Uzun süresine rağmen her anı dolu dolu ve ilgi çekici. Gerçekten takdire şayan bir yapım. İşte film böyle yapılır!


Cem Yılmaz, esas işine geri dönmüş gibi görünüyor. Ancak, geniş kitlelere ulaşma gibi bir amacı olduğunu sanmıyorum. Eğer öyle bir hedefi olsaydı, bunu çok daha önce gerçekleştirebilirdi. Bir film yapmanın getirdiği maliyet ve çaba dengesizliğini fark etmiş olmalı ki, bu sefer farklı bir yol seçmiş. Bu yeni yaklaşımında da temel unsurlar mevcut. Kazandığı para da onun hakkı. Belki de 10 yıl içinde bir uçak, 20 yıl içinde bir uzay gemisi alır. Alsın, hayrını görsün. Sonuçta, Süheyl ve Behzat Uygur, Şafak Sezer gibi isimler bile bu ülkede para kazanıyor ve zengin oluyorlar; Cem Yılmaz neden olmasın? Olsun, bu da cebimizde dursun. Ancak, Cem Yılmaz'ın önceki işlerine baktığımızda: ne "Yahşi Batı", ne "GORA", ne de "A.R.O.G." gerçekten iyi filmlerdi. "Celal ile Ceren" ise çok daha kötüydü; adeta bir felaketti. "GORA" bir sinema şaheseri değil, "Yahşi Batı" sinematografik bir devrim değil, "A.R.O.G." ise bir sanat harikası değil; hepsi absürt komedi örnekleri. İçlerinde basit espriler, klişe komedi unsurları var. Hatta birinde dinozor bile var. Daha ne olsun? "Celal ile Ceren" ile bile kıyaslamam bunu. Çünkü bu bir film değil, bildiğiniz Cem Yılmaz şovu. "Celal ile Ceren" nasıl bir Recep İvedik taklidi ise, bu da Cem Yılmaz'ın kendi tarzının bir yansıması. Bir stand-up sanatçısına bu kadar anlam yükleyince sonuç bu oluyor. Neredeyse başbakan yapmadığımız kaldı. Ne büyük bir ego, ne doyumsuz bir açlık! Gerçi bizim başbakanımız da tam bir komedyen. Belki ben entelim, belki snob biriyim, belki de insanlıktan çıkmış biriyim ama arkadaş, hiç mi Cem Yılmaz şovu izlemedin? Biraz insaf, lütfen. Yeter artık.


Sinemadan çıktıktan hemen sonra boyun fıtığı yaşadığım ve çene ağrısını ertesi güne kadar hissettiğim o harika film. Keşke Şahan da izleyip biraz ilham alsa, hiç fena olmazdı.


Yabancı güçlerin son numarası. Hem güldürüyor, hem düşündürüyor. Düşündürürken de adeta bağırsaklarınızı çalıştırıyor. Activia gibi bir film ama Activia'nın etkisi de abartı, ona göre.